7 Temmuz 2017 - 07:09
Gerilimlerin gölgesinde G-20 Zirvesi

Zirvede 6 seneden beri devam eden Suriye krizinin yanı sıra, Kuzey Kore’nin füzeleri ve nükleer programı, Amerika-Çin arasındaki gerginlik, Türkiye-Almanya krizi gibi çeşitli konuların özellikle de Trump-Putin arasındaki özel görüşmelerde masaya yatırılacağından söz ediliyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – Bu hafta sonu Almanya’da G20 Zirvesi gerçekleştirilecek. Zirvenin Washington yönetiminin büyük tartışmaları beraberinde getiren siyasi tercihleri ve bu tercihleri protesto edenlerin zirve liderlerini tehdit etmesi dolayısıyla gergin bir ortamda gerçekleşmesi bekleniyor.

Zirvede 6 seneden beri devam eden Suriye krizinin yanı sıra, Kuzey Kore’nin füzeleri ve nükleer programı, Amerika-Çin arasındaki gerginlik, Türkiye-Almanya krizi gibi çeşitli konuların özellikle de Trump-Putin arasındaki özel görüşmelerde masaya yatırılacağından söz ediliyor.

Analistler de zirvenin, özellikle Trump’ın siyasette izlediği köklü değişimler nedeniyle alışılmışın dışında geçeceğine dair not düşüyorlar. ABD’nin yeni başkanı Donald Trump, Paris Anlaşması’ndan çekilerek ya da göçmenler meselesine yaklaşımıyla zirvenin diğer güçlü taraflarına göre farklı bir pozisyon tercih ediyor.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Trump, Almanya Başbakanı Merkel’le Pazartesi akşamı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve Merkel’e “zirvenin başarıyla sonuçlanacağına dair” vaatte bulundu.

Ancak Trump’ın tüm vaatlerine rağmen şu bir hakikat ki, zirve “terörle mücadele” gibi kritik konuların varlığı nedeniyle yoğun bir tartışma atmosferinde geçecek.

Nitekim Almanya başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Paris İklim Sözleşmesi”nin çalışma planının belirlenmesini öncelik olarak belirledikleri, Amerika’nın konuya yaklaşımının farkında oldukları ve değişmesi yönünde bir beklentiye sahip olmadıkları da ifade edildi.

“Oxford Economics” Çalışma Bürosu analistleri bu konudaki asıl tehlikenin zirvenin ABD ve diğer katılımcı ülkeler arasında “İklim Sözleşmesi” gibi konularda ayrışma ve kutuplaşmaya yol açması olduğundan söz ediyorlar.

Amerikan yönetimi bir yandan “çelik” ticaretinde Çin’e, “araba” ticaretinde ise Almanya’ya gümrük önlemleri getirmiş durumda ve bu durumun zirvede önemli bir gündem maddesi teşkil edeceğinden söz ediliyor.

Öte yandan Suud Kralı Selman bin Abdülaziz’in iştirak edemeyeceği zirvede geleneksel olarak konuşulan Suriye krizinin yanı sıra Körfez ülkeleri arasındaki gerilimin ve Kuzey Kore krizinin de masaya yatırılması bekleniyor.

Tüm anlaşmazlıklara ve gerilime rağmen şu an için gözler Cuma günü Trump ve Putin arasında yapılacak olan ilk görüşmeye dönmüş durumda…

Washington yönetimi, Moskova yönetimiyle “yapıcı ilişkiler” kurmaktan yana olduğunu ifade etse de özellikle Ukrayna ve Suriye krizi dolayısıyla Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar sebebiyle oluşan gerginliği yok etmek adına herhangi bir adım atmış değil…

İlk görüşmenin iki ülkenin lideri arasında yapılacak olmasının asıl gerekçesinin, Rusya’nın ABD’deki seçimlere müdahil olduğu hususunda devam eden soruşturma olması daha da büyük bir tartışmayı beraberinde getiriyor.

Tüm bu sıcak meselelerin gölgesinde zirve liderlerini protesto eden binlerce kişi, protestoları için belirledikleri “Cehenneme hoşgeldiniz!” sloganıyla zirve liderlerine “cehennem” yaşatacaklarını vaat ediyorlar.

Önümüzdeki günlerde yüz binlerin katılımıyla protesto gösterilerinin gerçekleşmesi bekleniyor. Almanya polisi aşırı sağcı kanattan 7-8 bin protestocunun şiddet eylemleri gerçekleştirecekleri yönünde bir tahminin olduğunu, bu gösterilere dışarıdan katılımcıların da olacağını ifade ediyor.

Bu anlamda Hamburg şehrinin protesto gösterilerinin beşiği olduğu, bu yüzden Alman polisinin “Cehenneme hoşgeldiniz” sloganı altında gerçekleştirilecek olan bu gösteri karşısında güvenlik önlemlerini artırdığı belirtiliyor.

Öte yandan ülke liderlerinin geceleyin zirvenin kapanış beyannamesinin taslağı üzerinde görüşmek üzere gece geç saatlere kadar çalışmalarını sürdürecekleri de ifade ediliyor.
Bu hafta sonu Almanya’da G20 Zirvesi gerçekleştirilecek. Zirvenin Washington yönetiminin büyük tartışmaları beraberinde getiren siyasi tercihleri ve bu tercihleri protesto edenlerin zirve liderlerini tehdit etmesi dolayısıyla gergin bir ortamda gerçekleşmesi bekleniyor. Zirvede 6 seneden beri devam eden Suriye krizinin yanı sıra, Kuzey Kore’nin füzeleri ve nükleer programı, Amerika-Çin arasındaki gerginlik, Türkiye-Almanya krizi gibi çeşitli konuların özellikle de Trump-Putin arasındaki özel görüşmelerde masaya yatırılacağından söz ediliyor. Analistler de zirvenin, özellikle Trump’ın siyasette izlediği köklü değişimler nedeniyle alışılmışın dışında geçeceğine dair not düşüyorlar. ABD’nin yeni başkanı Donald Trump, Paris Anlaşması’ndan çekilerek ya da göçmenler meselesine yaklaşımıyla zirvenin diğer güçlü taraflarına göre farklı bir pozisyon tercih ediyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Trump, Almanya Başbakanı Merkel’le Pazartesi akşamı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve Merkel’e “zirvenin başarıyla sonuçlanacağına dair” vaatte bulundu. Ancak Trump’ın tüm vaatlerine rağmen şu bir hakikat ki, zirve “terörle mücadele” gibi kritik konuların varlığı nedeniyle yoğun bir tartışma atmosferinde geçecek. Nitekim Almanya başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Paris İklim Sözleşmesi”nin çalışma planının belirlenmesini öncelik olarak belirledikleri, Amerika’nın konuya yaklaşımının farkında oldukları ve değişmesi yönünde bir beklentiye sahip olmadıkları da ifade edildi. “Oxford Economics” Çalışma Bürosu analistleri bu konudaki asıl tehlikenin zirvenin ABD ve diğer katılımcı ülkeler arasında “İklim Sözleşmesi” gibi konularda ayrışma ve kutuplaşmaya yol açması olduğundan söz ediyorlar. Amerikan yönetimi bir yandan “çelik” ticaretinde Çin’e, “araba” ticaretinde ise Almanya’ya gümrük önlemleri getirmiş durumda ve bu durumun zirvede önemli bir gündem maddesi teşkil edeceğinden söz ediliyor. Öte yandan Suud Kralı Selman bin Abdülaziz’in iştirak edemeyeceği zirvede geleneksel olarak konuşulan Suriye krizinin yanı sıra Körfez ülkeleri arasındaki gerilimin ve Kuzey Kore krizinin de masaya yatırılması bekleniyor. Tüm anlaşmazlıklara ve gerilime rağmen şu an için gözler Cuma günü Trump ve Putin arasında yapılacak olan ilk görüşmeye dönmüş durumda… Washington yönetimi, Moskova yönetimiyle “yapıcı ilişkiler” kurmaktan yana olduğunu ifade etse de özellikle Ukrayna ve Suriye krizi dolayısıyla Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar sebebiyle oluşan gerginliği yok etmek adına herhangi bir adım atmış değil… İlk görüşmenin iki ülkenin lideri arasında yapılacak olmasının asıl gerekçesinin, Rusya’nın ABD’deki seçimlere müdahil olduğu hususunda devam eden soruşturma olması daha da büyük bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Tüm bu sıcak meselelerin gölgesinde zirve liderlerini protesto eden binlerce kişi, protestoları için belirledikleri “Cehenneme hoşgeldiniz!” sloganıyla zirve liderlerine “cehennem” yaşatacaklarını vaat ediyorlar. Önümüzdeki günlerde yüz binlerin katılımıyla protesto gösterilerinin gerçekleşmesi bekleniyor. Almanya polisi aşırı sağcı kanattan 7-8 bin protestocunun şiddet eylemleri gerçekleştirecekleri yönünde bir tahminin olduğunu, bu gösterilere dışarıdan katılımcıların da olacağını ifade ediyor. Bu anlamda Hamburg şehrinin protesto gösterilerinin beşiği olduğu, bu yüzden Alman polisinin “Cehenneme hoşgeldiniz” sloganı altında gerçekleştirilecek olan bu gösteri karşısında güvenlik önlemlerini artırdığı belirtiliyor. Öte yandan ülke liderlerinin geceleyin zirvenin kapanış beyannamesinin taslağı üzerinde görüşmek üzere gece geç saatlere kadar çalışmalarını sürdürecekleri de ifade ediliyor.

Bu hafta sonu Almanya’da G20 Zirvesi gerçekleştirilecek. Zirvenin Washington yönetiminin büyük tartışmaları beraberinde getiren siyasi tercihleri ve bu tercihleri protesto edenlerin zirve liderlerini tehdit etmesi dolayısıyla gergin bir ortamda gerçekleşmesi bekleniyor.

Zirvede 6 seneden beri devam eden Suriye krizinin yanı sıra, Kuzey Kore’nin füzeleri ve nükleer programı, Amerika-Çin arasındaki gerginlik, Türkiye-Almanya krizi gibi çeşitli konuların özellikle de Trump-Putin arasındaki özel görüşmelerde masaya yatırılacağından söz ediliyor.

Analistler de zirvenin, özellikle Trump’ın siyasette izlediği köklü değişimler nedeniyle alışılmışın dışında geçeceğine dair not düşüyorlar. ABD’nin yeni başkanı Donald Trump, Paris Anlaşması’ndan çekilerek ya da göçmenler meselesine yaklaşımıyla zirvenin diğer güçlü taraflarına göre farklı bir pozisyon tercih ediyor.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Trump, Almanya Başbakanı Merkel’le Pazartesi akşamı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve Merkel’e “zirvenin başarıyla sonuçlanacağına dair” vaatte bulundu.

Ancak Trump’ın tüm vaatlerine rağmen şu bir hakikat ki, zirve “terörle mücadele” gibi kritik konuların varlığı nedeniyle yoğun bir tartışma atmosferinde geçecek.

Nitekim Almanya başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Paris İklim Sözleşmesi”nin çalışma planının belirlenmesini öncelik olarak belirledikleri, Amerika’nın konuya yaklaşımının farkında oldukları ve değişmesi yönünde bir beklentiye sahip olmadıkları da ifade edildi.

“Oxford Economics” Çalışma Bürosu analistleri bu konudaki asıl tehlikenin zirvenin ABD ve diğer katılımcı ülkeler arasında “İklim Sözleşmesi” gibi konularda ayrışma ve kutuplaşmaya yol açması olduğundan söz ediyorlar.

Amerikan yönetimi bir yandan “çelik” ticaretinde Çin’e, “araba” ticaretinde ise Almanya’ya gümrük önlemleri getirmiş durumda ve bu durumun zirvede önemli bir gündem maddesi teşkil edeceğinden söz ediliyor.

Öte yandan Suud Kralı Selman bin Abdülaziz’in iştirak edemeyeceği zirvede geleneksel olarak konuşulan Suriye krizinin yanı sıra Körfez ülkeleri arasındaki gerilimin ve Kuzey Kore krizinin de masaya yatırılması bekleniyor.

Tüm anlaşmazlıklara ve gerilime rağmen şu an için gözler Cuma günü Trump ve Putin arasında yapılacak olan ilk görüşmeye dönmüş durumda…

Washington yönetimi, Moskova yönetimiyle “yapıcı ilişkiler” kurmaktan yana olduğunu ifade etse de özellikle Ukrayna ve Suriye krizi dolayısıyla Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar sebebiyle oluşan gerginliği yok etmek adına herhangi bir adım atmış değil…

İlk görüşmenin iki ülkenin lideri arasında yapılacak olmasının asıl gerekçesinin, Rusya’nın ABD’deki seçimlere müdahil olduğu hususunda devam eden soruşturma olması daha da büyük bir tartışmayı beraberinde getiriyor.

Tüm bu sıcak meselelerin gölgesinde zirve liderlerini protesto eden binlerce kişi, protestoları için belirledikleri “Cehenneme hoşgeldiniz!” sloganıyla zirve liderlerine “cehennem” yaşatacaklarını vaat ediyorlar.

Önümüzdeki günlerde yüz binlerin katılımıyla protesto gösterilerinin gerçekleşmesi bekleniyor. Almanya polisi aşırı sağcı kanattan 7-8 bin protestocunun şiddet eylemleri gerçekleştirecekleri yönünde bir tahminin olduğunu, bu gösterilere dışarıdan katılımcıların da olacağını ifade ediyor.

Bu anlamda Hamburg şehrinin protesto gösterilerinin beşiği olduğu, bu yüzden Alman polisinin “Cehenneme hoşgeldiniz” sloganı altında gerçekleştirilecek olan bu gösteri karşısında güvenlik önlemlerini artırdığı belirtiliyor.

Öte yandan ülke liderlerinin geceleyin zirvenin kapanış beyannamesinin taslağı üzerinde görüşmek üzere gece geç saatlere kadar çalışmalarını sürdürecekleri de ifade ediliyor.

Bu hafta sonu Almanya’da G20 Zirvesi gerçekleştirilecek. Zirvenin Washington yönetiminin büyük tartışmaları beraberinde getiren siyasi tercihleri ve bu tercihleri protesto edenlerin zirve liderlerini tehdit etmesi dolayısıyla gergin bir ortamda gerçekleşmesi bekleniyor. Zirvede 6 seneden beri devam eden Suriye krizinin yanı sıra, Kuzey Kore’nin füzeleri ve nükleer programı, Amerika-Çin arasındaki gerginlik, Türkiye-Almanya krizi gibi çeşitli konuların özellikle de Trump-Putin arasındaki özel görüşmelerde masaya yatırılacağından söz ediliyor. Analistler de zirvenin, özellikle Trump’ın siyasette izlediği köklü değişimler nedeniyle alışılmışın dışında geçeceğine dair not düşüyorlar. ABD’nin yeni başkanı Donald Trump, Paris Anlaşması’ndan çekilerek ya da göçmenler meselesine yaklaşımıyla zirvenin diğer güçlü taraflarına göre farklı bir pozisyon tercih ediyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Trump, Almanya Başbakanı Merkel’le Pazartesi akşamı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve Merkel’e “zirvenin başarıyla sonuçlanacağına dair” vaatte bulundu. Ancak Trump’ın tüm vaatlerine rağmen şu bir hakikat ki, zirve “terörle mücadele” gibi kritik konuların varlığı nedeniyle yoğun bir tartışma atmosferinde geçecek. Nitekim Almanya başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Paris İklim Sözleşmesi”nin çalışma planının belirlenmesini öncelik olarak belirledikleri, Amerika’nın konuya yaklaşımının farkında oldukları ve değişmesi yönünde bir beklentiye sahip olmadıkları da ifade edildi. “Oxford Economics” Çalışma Bürosu analistleri bu konudaki asıl tehlikenin zirvenin ABD ve diğer katılımcı ülkeler arasında “İklim Sözleşmesi” gibi konularda ayrışma ve kutuplaşmaya yol açması olduğundan söz ediyorlar. Amerikan yönetimi bir yandan “çelik” ticaretinde Çin’e, “araba” ticaretinde ise Almanya’ya gümrük önlemleri getirmiş durumda ve bu durumun zirvede önemli bir gündem maddesi teşkil edeceğinden söz ediliyor. Öte yandan Suud Kralı Selman bin Abdülaziz’in iştirak edemeyeceği zirvede geleneksel olarak konuşulan Suriye krizinin yanı sıra Körfez ülkeleri arasındaki gerilimin ve Kuzey Kore krizinin de masaya yatırılması bekleniyor. Tüm anlaşmazlıklara ve gerilime rağmen şu an için gözler Cuma günü Trump ve Putin arasında yapılacak olan ilk görüşmeye dönmüş durumda… Washington yönetimi, Moskova yönetimiyle “yapıcı ilişkiler” kurmaktan yana olduğunu ifade etse de özellikle Ukrayna ve Suriye krizi dolayısıyla Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar sebebiyle oluşan gerginliği yok etmek adına herhangi bir adım atmış değil… İlk görüşmenin iki ülkenin lideri arasında yapılacak olmasının asıl gerekçesinin, Rusya’nın ABD’deki seçimlere müdahil olduğu hususunda devam eden soruşturma olması daha da büyük bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Tüm bu sıcak meselelerin gölgesinde zirve liderlerini protesto eden binlerce kişi, protestoları için belirledikleri “Cehenneme hoşgeldiniz!” sloganıyla zirve liderlerine “cehennem” yaşatacaklarını vaat ediyorlar. Önümüzdeki günlerde yüz binlerin katılımıyla protesto gösterilerinin gerçekleşmesi bekleniyor. Almanya polisi aşırı sağcı kanattan 7-8 bin protestocunun şiddet eylemleri gerçekleştirecekleri yönünde bir tahminin olduğunu, bu gösterilere dışarıdan katılımcıların da olacağını ifade ediyor. Bu anlamda Hamburg şehrinin protesto gösterilerinin beşiği olduğu, bu yüzden Alman polisinin “Cehenneme hoşgeldiniz” sloganı altında gerçekleştirilecek olan bu gösteri karşısında güvenlik önlemlerini artırdığı belirtiliyor. Öte yandan ülke liderlerinin geceleyin zirvenin kapanış beyannamesinin taslağı üzerinde görüşmek üzere gece geç saatlere kadar çalışmalarını sürdürecekleri de ifade ediliyor.

Ekler